LATEST ANNOUNCEMENTS
ŞEYH MAHMUT REYHANİ’Nİ HAMİT SAYARA MEKTUBU
22 March 2026
Şeyh Hüseyin ŞANLI Hocamızın necip Alevi toplumumuzun üstünde oynanmak istenen fitne oyunları ve "Hamit Sayar" adlı şahsın hıyaneti karşısında yaptığı açıklama :
17 March 2026
Geleneksel Ezgilerimizle Göksel Yılmaz & Funda Yılmaz Konseri
15 October 2025
Film Gösterimi
24 June 2025
Gadir Hum Bayramını Kutlama Etkinliği
10 June 2025
Muhterem Kardeşlerim;
Son günlerde sosyal medya aracılığıyla din kardeşlerimizin zihnini bulandırmaya, inandığı imamlara ve akidemize karşı güven duygusunu zedelemeye ve aramıza fitne tohumları atmaya çalışan münafıkların olduğuna tanık oluyoruz. Bu münafıklar dergilerimizde Aleviliği öğreten ve tanıtan metinlerin çarpıtıldığını iddia ederek ortamı bulandırmaya çalışmaktadırlar.
Biz, doğru bilgiyi ne zaman anlatmaya çalışsak, karşımıza Ehl-i Tağutun mensupları çıkıp engel olmaya çalışırlar. Bu anlamda bugün yapılan fitne çıkarma çabalarını anlamak bize zor gelmemektedir. Ancak bildiğimiz kesin bir şey var ki; o da hiçbir zaman muvaffak olamayacaklarıdır.
Bugün olduğu gibi daha önce de Hatay'da Alevilerin nadide ve önde gelen Şeyhlerini karalamaya ve kötülemeye yönelik iftira ve karalama kampanyası Aleviliğin düşmanları tarafından 'Zavallı Hamit Sayar' adındaki piyon şahıs üzerinden yürütülmektedir. E-mail ve sosyal paylaşım ağları üzerinden mezkür şahısın imzasıyla yayılan yazılarda Alevilik ve Alevilerin yüceltilmesine yönelik gayret ve çaba gösteren zamanımızın en bilge ve takva sahibi şeyhlerimiz hedef alınmaktadır. Şeyhlerimiz hıyanetle suçlanıp, toplum kendisi için maddi ve manevi emek sarf eden inanç önderlerine karşı kışkırtılmaktadır. Tarih boyunca toplumumuz Şeyhleriyle yekvücut olmuştur. Elhamdülillah, toplumumuz kendisi üzerinde tasarlanan bu hıyanet zincirini kırabilecek güçte ve dirayettedir. Onca baskı ve zulme karşın Ehlibeyt'ten günümüze kadar bu kutsal öğretiyi ve inancı taşıyıp aktaran şeyhlerine toplumumuz hep sahip çıkmış ve bağlılığını göstermiştir.
Ülkemizde ve komşu ülkelerdeki Aleviler üzerinde kötü emeller besleyen düşmanlarımız yetmezmiş gibi kendi içimizden bu planların parçası olan hain piyonlar da türemiştir. Plan; böl, parçala ve yok et mantığına dayanmaktadır. Bu planın çok derin ve güçlü odaklar tarafından uygulamaya konduğu hakkında ciddi endişeler taşınmaktadır. Yukarıda bahsettiğimiz zavallı 'Hamit Sayar' bu kocaman planın sadece küçücük bir parçasıdır. Yazdıklarından ve söylemlerinden halkla şeyhler arasında mevcut olan güven ve saygı ortamını tahrip etme ve provokatörlük yaratmayı amaçladığı anlaşılmaktadır. Bunu içine düştüğü ekonomik darlık yüzünden yaptığını tahmin eden birçok kardeşimiz vardır. İflas bayrağını çektikten sonra içine düştüğü vaziyet, yaptığı ihaneti açıklamak için yeterli görülmektedir. Bu zavallı, finansörlerinin kötü emellerine canla başla hizmet etmektedir. Son zamanlarda Şeyhlerimize yapılan saldırıları yapanlarla aynı amaç uğruna çalıştığı aşikârdır. Bu hıyaneti işlerken kendini Alevileri düşünüyormuş gibi gösterip Şeyhlerimizin söylem ve yazılarını çarpıtarak fitne tohumlarını ekmeye çalışmaktadır. Ancak şunu anlamalıdır ki; Alevileri savunacak son kişi odur.
Bütün bu hakaretler, çarpıtmalar ve yalan dolan belli bir amaç taşımaktadır. Bu amaç 'çamur at izi kalsın' mantığını gütmekten başka bir amaç taşımamaktadır. Zavallı ve patronları şunu çok iyi bilmelidir ki tarih boyunca gücü ellerinde tutan fitneci, zalim ve katil meslektaşları muvaffak olamadıkları gibi kendileri de muvaffak olamayacaklardır. Çünkü inancımız Yüce Allah, Hz. Peygamber ve Hz. Ali'nin inayeti ve hıfzı ile korunmaktadır. Bin dört yüz yıl boyunca türeyen onca şeytana rağmen günümüze kadar arı bir şekilde gelen akidemizi aynı şekilde bizden sonraki nesillere aktarmak için günümüz şeytanlarına karşı direnmek boynumuzun borcudur. Mevla'ya şükür ki halkımızın tümü (birkaç kanı bozuk hariç) bu kirli oyunlara gelmeyerek bu şeytanlara gereken cevabı şamar gibi
yüzlerine çarpmıştır. Biz Aleviler dün olduğu gibi bugün de Şeyhiyle ve ihvanıyla tek vücut ve tek yürektir.
AKAD dergileri için kaleme aldığım yazılarda ki amacım halkımızın Aleviliğin inanç temelleri ve yazılamayan tarihimiz hakkında bilgi sahibi olmalarını sağlamak dışında başka niyet taşımamaktadır. Ehlibeyt'ten sonra Aleviliği yücelten Ebu Şuayb Muhammed Bin Nusayr (a.s.) ve El-Hasibi (k.r.) dönemini özellikle irdeledim. Bu yüce şahsiyetlerin kutsiyetlerinin halkımız başta olmak üzere herkes tarafından bilinmesi için derneğimizin resmi web sitesi www.akadiskenderun.org.tr sitesinde paylaşıldı. Bu paylaşım Hakk'ın bilinmesi ve Hakk'la birlikte olunması içindir. İsteyen kaynak göstererek istediği yerle paylaşabilir. Bunda da hiç sakınca yoktur.
Yazılarımda her zaman ehli tevhid atalarımızdan öğrendiğimiz bilgilerin ışığında Alevi kaynaklarına sadık kaldım. İnancımızın her zaman diğer mezheplerin aksine üç ana kaynağa dayandığını ve bunların Yüce Allah'ın kelamı Kur'an, Yüce Allah'ın vahyiyle konuşan ve davranan Hz. Muhammed (s.a.a.v) (buna sünneti nebevi denir), Yüce Allah'ın ismeti ve ilahi ilimle taçlandırılan on iki Ehlibeyt imamlarıdır. Bu kaynaklarımızın ortak noktası üç kaynağımızda ilahi kaynaklardır. Yanıldıkları ya da birbirleriyle çeliştikleri görülmemiştir. Dayandığımız kaynaklarımızın üstün özellikleri Aleviliğin ne kadar doğru ve hak yol olduğunun ispatıdır.
Bu kadar masum bilgileri çarpıtarak yalan dolan ve farazi iftiralarla şahsımı inancımızla (Alevilik) ilgileri olmayan tarikat ve şahıslarla beraber beni anma cüretini göstermiştir. İftira ile yetinmeyip şahsıma ve soyadıma küfür derecesine varacak kadar hakaretler ve ithamda bulunma adiliğini göstermiştir. Zavallı 'Hamit Sayar' bu davranış şekliyle gerçek madenini göstermektedir. Bu yazı kesinlikle müfteri Hamit Sayar'a cevaben ve ona hitaben yazılmamıştır. Kendisini muhatap alacak ve cevap verecek düzeye inmekten Muhterem şeyhlerimizi ve kendimi tenzih ederim. Bu iftiralarda haklının haksızdan ayırt edilebilmesi için yüce ilahi adalete sığınıyorum.
Hüseyin ŞANLI
